6111 SAYILI KANUNA GÖRE MATRAH ARTIRIMI VE VERGİ KAÇAKÇILIĞI SUÇLARI
Kategori : Mustafa ALPASLAN | Yazar : Mustafa ALPASLAN | Tarih : 23 Ağustos 2011 - 18:31

6111 SAYILI KANUNA GÖRE MATRAH ARTIRIMI VE VERGİ KAÇAKÇILIĞI SUÇLARI İÇİN CEZA MAHKEMESİNDE DAVA AÇILIP/AÇILMAYACAĞI TARTIŞMALARI

 
Dr. Mustafa ALPASLAN
SMMM


6111 sayılı kısa adı mali yapılandırma yasası 13.02.2011 tarihinde kabul edilmiş ve 25.02.2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yasanın bazı hükümleri yürürlüğünü korumaktadır. Ancak bu yasaya başvuru süresi kesinleşmiş vergi borçları açısından 31.05.2011 tarihinde sona ermiştir.

6111 sayılı Kanun’un 6, 7, 8 ve 9. maddelerinde matrah artırımı düzenlenmiştir. Kanun’un 6. maddesinde gelir ve kurumlar vergisi, 7. maddesinde KDV, 8. maddesinde sorumlu sıfatı ile muhtasar beyanname ile bildirilen gelir ve kurumlar vergisine ilişkin vergi kesintileri, 9. maddede ise, matrah artırımına ilişkin genel hükümler düzenlenmiştir. Bu olanaktan Kanun’un 9/6. maddesinde sayılanlar dışında herkes yararlanabilir. Bu maddelere göre matrah artırımında bulunulduğu takdirde, artırılan dönemlere ilişkin olarak, “…. artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için (gelir, kurumlar, KDV ve kesinti suretiyle ödenen vergilere ilişkin) vergi.. incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmaz.” Ancak, 6111 sayılı kanunun 7/6. maddeye göre KDV iadesi ve sonraki döneme devreden KDV açısından inceleme hakkı saklıdır.

Diğer taraftan, sahte belge düzenleyenlerle ilgili haklarında “hileli vergi suçu” raporu bulunan mükelleflerin 6111 sayılı kanunun 6, 7, 8 ve 9. maddelerinden faydalanma olanağı yoktur. Başka bir ifade ile, hileli vergi suçu raporu kesinleşmiş olan mükelleflerin matrah artırımı yapmaları olanaksızdır. Diğer yandan, geçmiş dönemde şu veya bu sebeple haklarında sahte fatura düzenleme suçu raporu olan ve bu raporun da kesinleşmiş olması koşuluyla zamanaşımına girmiş suçları işleyenler yönünden matrah artırımı yapılması mümkün bulunmaktadır. Konuyla ilgili Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan 1 Seri Nolu Genel Tebliğde vergi dairesinin bu konuda bir araştırma yapmasının gerektiği vurgulanmaktadır. Maliye Bakanlığı tarafından verilen bir özelgede sahte fatura kullanma raporu bulunan kimselerin matrah artırımından faydalanacağı yönünde idari görüş verilmiştir. Keza, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir başka özelgede ise, haklarında VUK 359. maddesine göre kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmayan ve sahte fatura düzenlediği konusunda rapor olan bir mükellef hakkında 6111 sayılı kanunun 6, 7, 8 . maddelerine göre matrah artırımından faydalanabileceği şeklinde özelge verilmiştir.

Ayrıca, konumuzla yakın bağlantılı olduğu için önceki aşamalarda haklarında sahte fatura kullanma suçu dolayısıyla Asliye Ceza Mahkemelerinde davaları devam eden mükelleflerin davalarının 6111 sayılı kanuna göre akıbetinin ne olacağı sorusu gündeme gelmektedir. Kanımızca sahte fatura kullanma dolayısıyla haklarında rapor yazılan mükelleflerin bu rapor ve tarhiyata karşı açtıkları dava vergi mahkemesinden geri çekilerek 6111 sayılı kanunun 3. maddesinden yararlanmaları mümkündür. Böyle bir durum karşısında Asliye Ceza Mahkemesinde süren davanın akıbeti ne olacaktır? Bize göre 6111 sayılı kanunun 3. maddesine göre yapılandırma ödeme tablosunda yer alan tutarların taksit müddeti içerisinde ödenmesi halinde ceza davasının olumlu yönde etkilenmesi gerektiğidir. Ceza davası aşaması itibariyle Yargıtay’da devam ediyor ise, bu konuda 6111 sayılı yasanın 3. maddesinden yararlandırma ile ilgili “ödeme tablosu” ve diğer dilekçelerin mahkeme dosyasına sunulmasında yarar vardır. Ayrıca, vergi mahkemesinde ya da Danıştay’daki geri çekilen dava ile ilgili verilen “karar verilmesine mahal bulunmadığına” ilişkin kararın ceza dosyasına sunulmasında yarar vardır.

Haklarında sahte fatura düzenlediği konusunda rapor bulunan ve bu raporların da kesinleşmesi halinde bu mükellefler için prensip olarak matrah artırımı yapamazlar. Ancak, kendilerine önerilen tarhiyatla ilgili açılmış olan vergi davaları geri çekilebilir. Bu durumda 6111 sayılı kanunun 3. maddesi gereği davalar biter, ödemeler de müddeti içerisinde yapıldığı takdirde ceza dosyası ile irtibat kurulabilir.

6111 sayılı kanunun matrah artırımında bulunanlar için VUK’un 359. maddesine göre suç duyurusunda bulunulup bulunulmayacağı hususu açık bir şekilde düzenlenmemiştir. Bu durumda, matrah artırımında bulunanlar hakkında daha sonra vergi kaçakçılığı suçları için ceza mahkemesinde dava açılıp açılamayacağı konusunu, tüm mevzuatı yorumlamak gerekecektir.

6111 sayılı yasanın metninden anlaşıldığı gibi, Kanun’un 6, 7 ve 8. maddelerine uygun olarak matrah artırımı yapıldığı takdirde, bu vergi türleri itibariyle vergi incelemesi yapılamayacak, başkaca bir vergi salınamayacaktır. Gerçi Kanun’dan yararlanmak defter ibrazına engel değildir. Ayrıca, yukarıda belirtildiği gibi, belli konularla ilgili olarak inceleme ve tarhiyat da yapılabilecektir. Fakat bu inceleme, matrahı artırılan vergi türlerine ilişkin olmayacaktır. O zaman, Kanun’daki tüm artırımlardan yararlanmış bir mükellefin defterlerinin incelenmesinin ne anlamı olabilir diye bir soru akla gelebilir. Birinci olarak, Kanun’un 6, 7 ve 8. maddeleri VUK kapsamındaki tüm vergileri kapsamamaktadır. İkincisi, defterler sadece vergi incelemesi için istenmez. Örneğin karşı inceleme için de defter istenebilir.

VUK’un 359. maddesinde 4359 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra, vergi kaybı suçun unsuru olmaktan çıkarılmıştır. Bu durum Yargıtay tarafından da ifade edilmektedir. Ancak Yargıtay vergi suçunu vergi kaybından büsbütün koparıldığı görüşünde de değildir. Çünkü Yüksek Mahkeme bu tür suçlarda zamanaşımını vergi beyannamelerinin verildiği, vergi kaybının oluştuğu tarihte başlatmaktadır..

Burada sırası gelmişken üzerinde durulması gereken önemli bir konu şudur: 213 sayılı VUK’da yapılan düzenleme gereğince 8.2.2008 tarihinden sonra işlenen VUK 359 maddesinin (b) bendi kapsamındaki suçlarda hükmün açıklanmasının ertelenmesi ya da erteleme mümkün olamayacaktır. Zira, yasanın önceki halinde işlenen suçlarda yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza 2 yıl ve daha az hapis cezası şeklindedir. Daha sonra yapılan düzenleme ile VUK md.359/b’deki cezalar 8.2.2008 tarihinden itibaren 3 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak yeniden düzenlenmiştir.

Öte yandan, VUK’un 367. maddesine göre vergi suçu için dava açılabilmesi için vergi incelemesi yapılması ve mütalaa niteliğinde bir raporun da düzenlenmesi gerekir. Buna doktrinde “muhakeme şartı”, Yargıtay’ın kararlarında ise “dava şartı” denilmektedir. Yani vergi incelemesi yapılmadan vergi suçu raporu düzenlenemez. Bu durumda, matrah artırımında bulunan mükellef hakkında vergi incelemesi yapılamayacağından, biz göre vergi suçu raporu da düzenlenemeyecek, dolayısıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda da bulunulamayacaktır.

Son olarak, Kanun’un yayımından önce başlanmış vergi incelemeleri ve ceza mahkemesinde yargılanacak suçlara etkisi üzerinde durmak istiyoruz. Bu konu Kanun’un 9. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, matrah artırımda bulunan mükellef hakkında daha önce başlanılmış incelemelere devam olunur. Ancak, bazı incelemeler dışında, Kanun’un yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren bir ay içerisinde sonuçlandırılamaması halinde, bu işlemlere devam edilmez. Yani, 1 Nisan 2011 tarihi mesai saati sonuna kadar inceleme bitirilecek, rapor yazılacak ve tarhiyat için vergi dairesi kayıtlarına intikal ettirilmesi gerekecektir. Bu süre sonunda İdarenin inceleme, tarh ve ceza kesme yetkisi, matrah artırımında bulunmuş mükellefler için, artırımda bulunulan yıllar ve vergi türleri itibariyle, sona ermektedir. Bu durumda, bize göre aynı süre içerisinde vergi suçu raporunun da yazılıp VUK’un 367. maddesindeki usule uygun olarak Savcılığa intikal ettirilmesi gerekir.


GÜNCEL MEVZUATTAKİ GELİŞMELER
İLETİŞİM
MUSTAFA ALPASLAN - SMMM

Adres: Şehit FethiBey Cad. No:32/3 Gümrük

KONAK / İZMİR



Tel.   : 0232 446 72 20
Faks. : 0232 483 09 18
Cep.  : 0532 465 31 99

E-Posta:
m.alpaslan@windowslive.com



İncelediğiniz konuya henüz yorum yapılmamış.



Yorum bırakmak istermisiniz?







Bilanço & Mizan Mali Müşavirlik Limited Şirketi Web Sitesi Caner AYDIN [ caner.aydin@hotmail.com.tr ] Tarafından Hazırlanmaktadır. - Yönetim -
Sitemap
Toplam Ziyaretçi: 363932